Alışkanlık ile zorlayıcı tekrar arasındaki fark
Çocukların düzeni sevmesi veya bazı alışkanlıklarının olması tek başına obsesif kompulsif bozukluk (OKB) anlamına gelmez. Değerlendirmede tekrarların belirgin sıkıntı yaratıp yaratmadığına, zaman almasına ve okul, aile ya da arkadaşlık yaşamını aksatmasına bakılır. Önemli olan yalnızca davranışın dışarıdan nasıl göründüğü değildir.
Düşünce ve davranış bir döngü oluşturabilir
Obsesyonlar, istenmeden gelen ve sıkıntı yaratan düşünce, görüntü veya dürtüler olabilir. Kompulsiyonlar ise bu sıkıntıyı azaltmak için yapılan tekrarlayıcı davranışlar ya da zihinsel eylemlerdir. Kontrol etmek, yıkamak veya içinden belirli sözleri tekrar etmek bu döngüde yer alabilir. Rahatlama kısa sürüp tekrar ihtiyacı geri gelebilir.
Aile yaşamındaki değişiklikler de önemlidir
Bir çocuk tekrar tekrar aynı sorunun yanıtını isteyebilir; aile üyeleri de çocuğu rahatlatmak için kontrolleri onun yerine yapmaya başlayabilir. İyi niyetli bu uyum çabalarının aile planlarını nasıl etkilediği görüşmede konuşulabilir. Bu durum aileyi suçlama nedeni değildir; çocuğun sıkıntısını ve aile içindeki örüntüyü anlamak için bilgidir.
Çocuk düşüncelerinden utanabilir veya bunları anlatmakta zorlanabilir. Sakin ve yargılamayan bir konuşma, yaşanan güçlüğün paylaşılmasını kolaylaştırabilir. Ailenin ritüellere katılımını nasıl değiştireceği ise kişisel değerlendirme ve tedavi planıyla ele alınmalıdır.
Değerlendirmeye hangi bilgilerle gidilebilir?
Tekrarlar ne kadar zaman alıyor? Yapılamadığında çocuk ne yaşıyor? Sabah hazırlanma, ödev veya evden çıkma nasıl etkileniyor? Aile hangi davranışlara katılmak zorunda hissediyor? Bu soruların örneklerle konuşulması yararlı olabilir.
Bu bilgiler evde kendi kendine tanı koymak veya çocuğun ritüellerini zorla engellemek için bir uygulama planı değildir. Kaynaklardaki yabancı sağlık sistemine ait başvuru yolları Türkiye için yönlendirme olarak kullanılmamıştır.
Değerlendirme sürecinin genel çerçevesi için çocuk ve ergen psikiyatristi rehberini inceleyebilirsiniz.
